Category

Genel

Genel

Gençlere ‘Hayali’ olmayı öğretecek.

Türk gölge oyununu 40 yıldır perdeye aktaran Suat Veral, Milli Eğitim ile Gençlik ve Spor bakanlıklarının ortak projesiyle gençlere Karagöz oynatıcısı, diğer adıyla “Hayali” olmanın püf noktalarını aktaracak.

Türk gölge oyunu ustası Suat Veral, Milli Eğitim ile Gençlik ve Spor bakanlıklarının “Gençlerle Tiyatroyu Buluşturma” Projesi kapsamında Hacivat ile Karagöz‘ü öğrencilerle tanıştırıyor.

Geleneksel Türk gölge oyununa 20 binden fazla tasvir, dev perdede 1 metre boyundaki figürler gibi birçok yenilik katan Suat Veral, sanatını genç nesle aktarıyor.

Prof. Dr. İlhan Varank İmam Hatip Anadolu Lisesinde görevli edebiyat öğretmeni Muhteşem Yeğin’in geliştirdiği “Gençlerle Tiyatroyu Buluşturma” projesi önce Milli Eğitim Müdürlüğü sonra da Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından kabul edildi.

Gölge oyunu karakterlerinin yapımı, oyunların öğretilmesi gibi konuların ilk aşamasını oluşturduğu projenin ikinci aşamasında liseli öğrencilerin birer “Hayali” yani “Karagöz” oynatıcısı olması hedeflendi.

Türkiye’yi yurt dışındaki tiyatro festivallerinde de temsil eden Türk gölge oyununun 40 yıllık ustası Suat Veral, projeyi kabul etti ve çalışmanın ilk ayağını İzmir’de hayata geçirdi.

“Hem oynayalım hem öğretelim”

Suat Veral, gösteri öncesi AA muhabirine yaptığı açıklamada, kendisini Türk Gölge Oyunları ustası olarak nitelendirdiğini ve en önemli görevinin bu sanatı gelecek nesillere bırakmak olduğunu belirtti.

Karagöz okulu açmayı yıllardır hayal ettiğini, bakanlıkların da desteğiyle bu okulun ilk adımını attıklarını dile getiren Veral, şunları söyledi:

“Gölge oyunları okulların içinde olmalıdır. Çünkü genç nesil Karagöz’ü, Hacivat’ı seviyor. Onların bu oyunu oynatmalarını da sağlamalıyız. Her şeyden önemlisi çocuklara, gençlerimize Karagöz’ün nasıl oynatıldığını göstermemiz. Bu zanaatı sevmeleri, bir hayalinin neler yaptığını anlamaları, bu mesleği sürdürmeleri. Günümüzde çocukların yeni teknoloji nedeniyle yaşadığı sıkıntılar var, bu proje ile bu sorunları da aşmak istiyoruz.”

Veral, tüm Türkiye’yi dolaşacaklarını ve Karagöz oynatıcılığını bir meslek olarak öğreteceklerini anlatarak, “Yeni sanatçılara, zanaatkarlara ihtiyaç var. Biz göreve hazırız. Bütün Türkiye bizi beklesin, gelelim Karagöz Hacivat’ı hem oynatalım hem de öğretelim.” dedi.

Gölge oyunlarının eğitim sırasında da kullanılabileceğini vurgulayan Veral, Karagöz ve Hacivat’ı oynatan bir öğretmenin dersinin çok daha renkli olacağını söyledi.

Kantocu var, şekerlemeci var

Veral, yüzlerce yıllık oyunu günümüze uyarladığını, bu nedenle yeni karakterleri de öykülerine kattığını dile getirdi.

Horon ekibi, kantocu ve şekerlemeci gibi yan karakterlerin de Karagöz ve Hacivat’ı güçlendirdiğini vurgulayan Veral, çocukların da yetişkinlerin de gölge oyuncularından öğütler aldığını ifade etti.

Prof. Dr. İlhan Varank İmam Hatip Anadolu Lisesi öğretmeni Muhteşem Yeğin de öz kültürün yüzyıllar sonraya miras olarak devredilmesi için çalıştıklarını, bu kapsamda bir sergi açıldığını ve meddah gösterisi planlandığını belirtti.

Yeğin, “Gençlerle Tiyatroyu Buluşturma” etkinliğinin diğer duraklarını projelendirdiklerini, binlerce öğrenciye ulaşmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

AA İZMİR – EFSUN ERBALABAN YILMAZ

Genel

III. MİLLİ KÜLTÜR ŞURASI

Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenecek 3. Milli Kültür Şurası gerçekleştirildi. 

Açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı’nın himayesinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayında 3-5 Mart tarihleri arasında yapıldı. 

İlki 1982, ikincisi ise 1989’da yapılan şurada, toplumdaki tüm kesimleri milli kültürü korumak ve geliştirmek maksadıyla bir araya getirmek hedefleniyor. 

Türkiye’nin kültür sanat politikalarının belirlenmesinde önemli bir siyaset belgesi oluşturması beklenen şura kapsamında, sahne sanatlarından edebiyata, şehir kültüründen aileye 17 ana başlık altında oluşturulan komisyonlar, kültürün bütün alanlarında “Neredeyiz, nereye gidiyoruz, nereye gitmeyi planlıyoruz, bunun için neler yapmamız gerekiyor” gibi sorulara, üç gün boyunca cevap arayacak. 

Sahne sanatları komisyonu, Prof. Dr. İskender PALA başkanlığında toplandı. Komisyon üyeleri sahne sanatları alanında tecrübeli ve tanınmış kişilerden oluşturuldu. Tiyatro, opera, bale, geleneksel sanatlar ve dans toplulukları alanında konular tartışıldı ve sorunlar ortaya konulup çözümlerine yönelik çalışma raporları oluşturuldu.  

Geleneksel sahne sanatlarımızla ilgili, Kültür Bakanlığı Sanatçısı Hayali SUAT VERAL sanat hayatı boyunca biriktirdiği tecrübelerini, düşünce ve fikirlerini komisyonda beyan etmiştir.  

Genel

İTALYA TORİNO’DA YILLAR SONRA GÖLGE OYUNU SAHNELENDİ.

 

 

 

Ülkemizi ve kültürümüzü bir kez daha yurtdışında temsil etme ve tanıtma görevini usta sanatçı Hayali SUAT VERAL ve ilk kadın Karagöz sanatçısı MERVE İLKEN üstlendiler.  

İtalya’nın Torino şehrinde gerçekleşen etkinlikte sanatçılarımız hem ahilik geleneğinin birer temsili oldular hem de geçmişimizin en önemli yapı taşlarından bir sanat olan geleneksel Türk gölge oyunumuz Karagöz ve Hacivat sanatının inceliklerini her yaş grubundan izleyicilerle paylaştılar. 

Gerçekleştirilen bu çalışmadan memnun kalan Torino halkı geleneksel Türk gölge oyunumuza yoğun bir ilgi gösterdi. İtalya’nın yüksek tirajlı gazetesi olan LA STAMPA, hem ülkemizi hem de geleneksel sanatımızı anlatan, tanıtan tam sayfa bir haber yaptı. Böylelikle ülkemizin bu sanatsal yönünü tüm İtalya’ya duyurmuş oldu. 

Torino’nun en seçkin sanat müzelerinden biri olan Museo d’arte orientale’de gerçekleştirilen etkinliğin sponsorluğunu Türk Hava Yolları üstlendi. 

 

Katkılarından ve işbirliklerinden dolayı Türk Hava Yolları başta olmak üzere, Museo d’arte orientale müzesine de teşekkürlerimizi sunarız. 

Genel

Karagöz’ün Ustası Çocuklar İçin Mesaide…

Türk gölge oyunu Karagöz’e birçok yenilik kazandıran ve 40 yıllık sanat hayatında 20 binden fazla tasvir ortaya koyan Suat Veral, çocuklar için doğa-hayvan sevgisi temalı, kavga ve şiddetten uzak oyunları sahnelemeye hazırlanıyor.

İZMİR – AHMET BAYRAM

Geleneksel Türk gölge oyununa 20 binden fazla tasvir, dev perdede bir metre boyundaki tasvirlerle oyun ve Türkiye’nin ilk kadın Karagöz ustası Merve İlken’i yetiştirmek gibi pek çok yenilik kazandıran Suat Veral, kavga ve şiddetten uzak, doğa ve hayvan sevgisi temalı oyunları izleyicilerle buluşturacak.

Ağabeyi Tevfik Veral’i örnek alarak Türk gölge oyunu Karagöz’e tasvir yapmaya başlayan Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı Veral, geçen süreçte kendini geliştirip, oyun yazdı ve oynattı.

Karagöz’ün bilinirliğini artırmak için çalışan Veral, Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da çok sayıda temsile çıktı ayrıca tasarladığı 20 bini aşkın oyun tasvirinden seçmelerin yer aldığı sergiler açtı.

Türkiye’nin ilk kadın Karagöz ustasını da yetiştiren Veral, 40 yıla ulaşan sanat hayatında şimdi de Karagöz okulu ve müzesi açmanın hayalini kuruyor.

“Karagöz şimdi herkese bir şey hatırlatıyor”

12. İzmir Uluslararası Kukla Günleri’nin davetlisi olarak geldiği kentte AA muhabirine, ağabeyi Tevfik’in Veral’ın el vermesiyle 16 yaşında tasvir yaparak başladığı gölge oyununa hayatını adadığını söyledi.

Veral, gölge oyunu gibi sanatların çocuk eğitiminde önemli bir araç olduğuna dikkati çekti.

Günümüzde çizgi film ve internetin pek çok insanı etkilediğini aktaran Veral, şöyle konuştu:

“Teknoloji güzel ama sınır tanımıyor, insanların düşünceleri maalesef gitgide bizdeki benlikten uzaklaşıyor. Teknoloji etkisini göstermeye başladığında ‘bu sanatlar, Karagöz unutuldu’ dendi ama Karagöz şimdi herkese bir şey hatırlatıyor. Hikayelerimizi güncel tutuyoruz, mümkün olduğu kadar mesaj vermeye çalışıyoruz. İnsanı sorgulatabilecek noktaya geldi. Daha yapacak çok projem var. Karagöz’ün çocuklara daha fazla tesir edeceği, kavga ve şiddetten uzak oyunlar üzerinde çalışıyorum. Doğa ve hayvan sevgisi temalı oyunlar yazıyorum. İstanbul’da bir Karagöz müzesi okulu açmayı hayal ediyorum.”

Genel

Gölge oyunu ‘özel eller’in maharetiyle yaşatılıyor

Gölge oyununun önemli ustalarından Suat Veral, engellilere karakter çiziminden perdede canlandırma tekniklerine kadar hayali olmanın inceliklerini anlattı.

Anadolu topraklarında 500 yıldır geleneksel Türk sanatının bir parçası olmayı sürdüren gölge oyunu, Ümraniye Belediyesi’nin desteğiyle hayali Suat Veral tarafından hayata geçirilen proje kapsamında, engellilerin maharetli ellerinde hayat buldu.

Ümraniye Belediyesi Engelliler Kültür ve Eğitim Merkezi’nde düzenlenen kursa, 16 engelli kursiyer katıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sanatçısı da olan hayali Suat Veral, Türkiye’nin ilk kadın karagöz ustası Merve İlken ile seyirlik eğlence olmanın ötesinde, beyaz perdede işlenen konular yönüyle de 7’den 70’e toplumun her kesimine bir şekilde dokunan gölge oyununun karakter çiziminden perdede canlandırma tekniklerine kadar her aşamasını engelli kursiyerlere anlattı.

Geleneksel Türk sanatının bir parçası olan gölge oyununun da engel tanımadığını gösteren kursiyerler, yeni bir sanat dalının tüm inceliklerini öğrenmenin de mutluluğunu yaşadı.

Engelli kursiyerler ilk önce deve derisinden çizdikleri gölge oyunu karakterlerini daha sonra boyalarla renklendirdi. Kursiyerler karakter hazırlamayı öğrendikten sonra kendi yazdıkları oyunları bir hayali gibi perde arkasında seslendirerek sahneledi.

“Ahilik kültüründeki usta-çırak ilişkisine bağlı kalındı”

Engellilere gölge oyunu sanatını öğretme fikriyle yola çıkan Veral, Ümraniye Belediyesi’nin desteğiyle başlayan projeyi, AA muhabirine anlattı.

Eğitime sanatın mutfak kısmı olan deri çalışmaları ve çizimlerle başladıklarını belirten Veral, “Gölge oyunu sanatını bu kurs kapsamında pratiğe dökerek, engelli kursiyerlerimizin el becerilerinin nasıl olduğunu gördük.” dedi.

Uygulamada, kök boyası, ıhlamur kütüğü ve nevregan gibi geleneksel araçlar kullanılarak ahilik kültüründeki usta-çırak ilişkisine bağlı kalındığını dile getiren Veral, hiçbir şey atlamadan bu sanatın özünde ne varsa onu aktardıklarını söyledi.

Veral, kursiyerlerin karakter yapım aşamasından sonra perdede yansıtacakları hikayelerini yazdıklarını aktardı.

Kursiyerlerin bu sanat dalıyla ilgili detayları öğrendikçe endişelerinin ortadan kalktığını anlatan Veral, “Engelli kardeşlerimiz, yediden yetmişe toplumun her kesiminde yaygınlaştırılan bu sanatın, bir manada eksik kalan tarafını tamamlamış oldu. Diğer arkadaşlarına da örnek, aynı zamanda hayali olacaklar. Burada bir hedef var ve bu hedefi iyi görmek lazım.” diye konuştu.

Eğitim sonunda katılımcılara sertifika verileceğini de belirten Veral, yeni dönem gölge oyunu kursları için de talep aldıklarını dile getirdi.

 

( Anadolu Ajansı )

Genel

Geleneksel Türk Gölge Oyunu’na Adanan Hayat

Geleneksel Türk gölge oyununun ustalarından hayali Suat Veral, 16 yaşında başladığı meslek yaşamında 33 yılı geride bıraktı – Oluşturduğu 1 metrelik tasvirlerle Karagöz ve Hacivat’ı daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen Veral’ın 20 bini aşkın oyun tasviri bulunuyor – Veral: “Genç ve çocukların sıkıntılarından biri, televizyon ve internet internet bağımlısı olmaları. Bunun bir nedeni de böyle güzel sanatları görmemiş olmaları”

Geleneksel Türk gölge oyununun ustalarından hayali Suat Veral, 16 yaşında başladığı meslek yaşamında tasarladığı 20 bini aşkın oyun tasviriyle 33 yılı geride bıraktı.

İstanbul ‘da 1966 yılında dünyaya gelen Veral, ağabeyi Tevfik’in el vermesiyle geleneksel Türk gölge oyunu Karagöz’e tasvir yapımıyla başladı.

Zaman içinde kendini geliştirip, oyun yazan ve oynatan Veral, geride kalan 33 yılda, Karagöz’ün bilinirliğini artırmak ve geliştirmek için çalıştı.

Türkiye ‘nin yanı sıra yurtdışında da çok sayıda temsile çıkan Veral, ayrıca tasarladığı 20 bini aşkın oyun tasvirinden seçmelerin yer aldığı birçok sergi açtı.

Veral, son olarak, Karagöz ve Hacivat’ı daha geniş kitlelerle buluşturma amacıyla 3 metrelik perdede, yanında yetiştirdiği yeğeni Merve İlken ile sahnelediği 1 metrelik tasvirleri oluşturdu.

Suat Veral, geleneksel gölge oyununun ahilik geleneğini barındırdığını belirterek, “Ağabeyim, benim ilk ustam. Bana, ‘kopya çekmeyeceksin’ dedi. Çizmeye başladım, 33 yılın içerisinde o kültürün ne kadar değerli olduğunu anlamaya başladım. Bu emekler hiç boş değilmiş” diye konuştu.

İşini, topluma hizmet olarak değerlendirdiğini dile getiren Veral, Karagöz’ün “yok olmaya yüz tutmuş sanat” olarak adlandırılmasına şu sözlerle karşı çıktı:

“Çok çeşitli sanatlarımız var. Bazılarına böyle denebilir ama Karagöz, bence böyle olmamalı. Dünyada gölge oyunu, ivme ve çıtasını modernize edilmiş şekilde yükseltmiş. Geçmişte Osmanlı dili kullanılmış olabilir ama yeni neslin anlayabileceği dili kullandığınızda çok ilgi alıyor. Karagöz’ü, ağdalı dilden uzak tutuyorum. Karagöz, her yaşa hitap ediyor, ona göre senaryo yazıyorum.”

Veral, Karagöz’ün yaygın şekilde gelecek nesillere ulaşması için her büyükşehir belediyesi bünyesinde eğitim de verilen “Karagöz Müzesi” kurulması gerektiğini ifade etti.

– “Teknoloji, bir yere kadar”

Suat Veral, tasvirlerinin geçmiştekilere farkının hep gülümsemeleri olduğuna değinerek, şunları söyledi:

“Genç ve çocukların sıkıntılarından biri, televizyon ve internet internet bağımlısı olmaları. Bunun bir nedeni de böyle güzel sanatları görmemiş olmaları. Teknoloji de bir yere kadar. Artık toplum, bundan da sıkılmaya başladı. Aileler olumsuz şeyleri almasından da rahatsız oldu. Bu noktada Karagöz, önemsenmeli. Eğitici ve öğretici kısmına, sahip çıkmalıyız. Akademisyenlerimizin, topluma faydası olabilecek yönüyle kucaklaştırma adına Karagöz’ü yeniden ele alması lazım.”

– Guinness hedefi

Veral, Karagöz ve Hacivat’ın dünya genelinde bilinirliğini artırmak amacıyla 2 metrelik tasvirlerle Guinness Rekorlar Kitabı’na başvurduğunu dile getirerek, “Guinness, ilklerin kitabı. Karagöz’ün çıtası yüksek olmalı. Bir metrelik tasvirlerle deriye yapılması zaten zor denilen aşamaları aştıysak, düşüncem 2 metre olsun, ilk olsun, Guinness onaylasın, biz de bunun keyfini sürelim. Bu salonlara bir metrelikler yetmeyecek, iki metrelikler hazır olsun” diye konuştu.

-Tasvirlerin yapımı

Suat Veral, Karagöz tasvirlerinin yapımını ise şöyle anlattı:

“Tasvirler, geçmişte deve derisi üzerine çalışılmış ama ilerleyen süreçte deve kesimi az olduğu için dana derisi üzerinde çalışmalar yapılmış. Biz de yoğunlukla dana derisi üzerine çalışıyoruz. Deriye çiziyoruz, iç kısmını detaylandırıyoruz, makasla kesiyoruz. Nevregan dediğimiz, kendi ürettiğimiz bıçakla işliyoruz. Daha sonra deriye göre zımpara kullanabiliriz. Üçüncü aşamada kök boyası esastır. Ben de kök boyasıyla günümüzdeki boyalardan karışım yapıyorum. Özellikle buluş diyebileceğimiz noktada, o kimlik ve giysileri daha renkli gösterebilmek için geliştirdim.”

radikal.com.tr